2. Dostluk ve Kaynaşma Günleri kapsamında Ankara Kültürünü Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Necmettin Palacı ve Seğmen Grubu derneğimizi ziyaret etti. Seğmen kültürünü anlatııldı ve seğmen oyunları oynandı, ilahiler söylendi. Programa üniversiteli gençler yoğun olarak katıldı.segmen
“Kültür değerlerimizin bir parçası olan "Seğmenlik Geleneği" Oğuz Türkleri' nin Ankara ve çevresine yerleşmesinden bu yana sürdürdükleri örf, adet, gelenek, göreneklerin ve onları koruyup geliştirmek çabalarının tümünü kapsar. Efe ve Seğmen kavramlarının Ankara Kültürü içinde birbirinden farklı ve tamamlayıcı anlamı ve önemi vardır.
Mert, cesur, kahraman ve cengâver kişi anlamına gelen Efelik olgusu bireysel bir kategori içerir. Seğmen Alayı ise 9 Efenin bir araya gelmesi ile oluşan gruptur. Seğmenlik Ankara Kültürü ' nde son derece saygın bir mertebedir. Seğmenlikte EDEB (ELİNE BELİNE DİLİNE sahip olmak) çok önemli bir olgudur. Eski Ankara' da ebeveynler yetişme çağındaki erkek evlatlarını Efe terbiyesi almaları için Efelere teslim ederlerdi. Onlar bu delikanlıların kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını sağlarlardı. Büyüklerine saygı duyan, küçüklerine sevgi gösteren, yaşıtları ile sağlam ilişkiler kurabilen bireyler olarak yetişmeleri için onlara örnek olurlardı.
Herkes efe olamaz. Herkes Seğmenlik töresini layıkıyla yaşatamaz. Seğmenlik töresini yaşatmak için, seğmen olmak için öncelikle terbiyeli, oturup kalkmasını bilen, o terbiyeyi alabilmiş kimseler seğmen andı içerek bu mertebeye kavuşurlar. Seğmenlik bir folklor ekibi değildir. Seğmenlik bir gelenektir, bir töredir.
Zaman içinde Efe grubunda kendini en fazla sevdiren ve saygı uyandıran Efeler "Seğmen Başı" seçilirdi. Bu kişi diğer Efeleri yönlendirirdi. Efelerden kurulu Seğmen Alayı "Kızılca Günler" denilen felaket günlerinde ya da yeni kurulacak devlet hazırlığında bir araya gelir, devleti kurup reisini belirlerdi.
Seğmenlerin veya efelerin düğünlerde oynamaları düşünülemez. Seğmen düğünde oynamaz. Ancak bir efenin düğünü olduğunda o efenin düğününü seğmenler yapar.”
Sanıldığı gibi seğmenliğin sadece oyunlardan ibaret olmadığını her bir hareketin arkasında derin manalar bulunduğu belirtildi. Mesela dizin yere vurulması, topraktan gelindiğine ve toprağa dönüleceğine işaret eder.








